Suriye’de asıl operasyonu Rusya mı yapıyor?

author

İBRAHİM VARLI

[email protected]

2021.11.23 09:56

Kasım ayı başında Fırat’ın doğusundaki Kamışlı semalarında görülen Sukhoi savaş uçakları, PYD ile Şam aralarında başlatılan görüşmeler, Moskova’nın kuzey ve kuzeydoğudaki askeri faaliyetlerini artırması “Suriye’de belli başlı operasyonu Rusya mı yapıyor?” sorularını gündeme getirdi. Bu stil analiz ve yazılar da ele alındı.

İddia o fakat, 30 Eylül 2015 tarihinde savaş resmi olarak müdahil olan Rusya, ABD ve Türkiye’nin mümkün hamleleri aleyhinde sahadaki konumunu güçlendiriyor. Şam yönetimi ile birlikte Suriye’nin dörtte üçlük bölümünde kontrolü karşılayan Rusya, an be an Fırat’ın doğusuna da kayarak, ABD’nin “doğal kontrolü” altındaki Kamışlı-Haseke-Rakka hattında kendisini göstermeye başladı. Kuzey Suriye’deki yığınağı gözle görülür biçimde artmış durumda.

Lübnan merkezli El Ahbar gazetesi bu adımları “Rusya’nın Ankara’ya mesajı net” şeklinde değerlendirdi. Bu bölgede ABD’nin irili ufaklı onlarca askeri üssü var. Rusya’nın uçak konuşlandırdığı noktalara hava savunma, radar ve elektronik harp sistemlerini de eklemlemesi ABD üslerine iyice yakınlaştırmış oldu. Rusya’nın Suriye’deki Tarafları Uzlaşma Merkezi’nin Sözcüsü Viktor Kudinov, Rus askerlerin Suriye devleti ile ABD öncülüğündeki koalisyonun kontrolündeki bölgeleri ayıran sınırda devriyeye başladığını açıkladı.

SAHADAKİ PARSELİZASYON

Rusya’nın Fırat’ın batısını, ABD’nin ise Fırat’ın doğusunda etkinlik sağladığı Suriye sahasındaki siyasi, askeri parselizasyonda henüz bir değişiklik değil. Kısa sürede de olacak gibi değil. Vekiller ve aktörler cephe hattını eskisi gibi tahkim etmeye devam ediyor. Ama Rusya-İran’ın Şam Yönetimi’ni, ABD’nin PYD/SDG’yi, Türkiye’nin de ÖSO ve öteki cihatçı grupları desteklediği çok aktörlü kapışmada cephe hatları arasında büyük gedikler var.

ABD’nin SDG ile sürdürdüğü asimetrik ilişkiye karşın Rusya Şam ve PYD yani Suriye Kürtleri ile ilişki halinde. Bu koşul Kremlin’e fayda sağlayan unsurlardan. Bunun yanına Amerikan emperyalizminin Çin’e odaklanmasından faydalanan Rusya, Suriye’de ABD’nin tesir alanındaki Fırat’ın doğusunda nüfuzunu artırma girişimlerini sürdürüyor.

PYD Eşbaşkanlık Komitesi üyesi Aldar Xelil’in Suriye’de Rusya’sız bir çözüm olmayacağını dile getirmesi ve Şam’ı kastederek “Rusya’nın aracılığıyla bazı şeyleri çözüm yoluna koymak istiyoruz” sözleri tabloyu okumak açısından çarpıcı.

KREMLİN’İN KÜRT OYUNU

Rusya Kürtleri Şam’a itiyor: PYD’nin ilk yurt dışı temsilciliğini Moskova’da açtığı düşünülecek olursa Kürtlerle Kremlin arasındaki ilişki daha iyi anlaşılmış olur. Bu tahvil hiç kopmadı. Uzun süredir Şam ile PYD arasında Rusya’nın gözetiminde görüşmeler yapılıyor. ara sıra kesintiye uğrasa da. Kürtlerin ABD ile kurduğu yakın ilişkiden rahatsız olan Kremlin, zorlandığı anda da PYD/YPG’yi Türkiye kartıyla korkutuyor. Rusya’nın Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentyev’un geçen hafta Rojava’yı sinyâl ederek, Suriye topraklarında “devlet benzeri oluşumları kurma çabalarının kabul edilemez olduğunu” söylemesi Moskova’nın yaklaşımının en net özetiydi. Moskova, Ankara’nın olası operasyonu kullanarak Kürtleri Şam hattına itmeye çalışıyor.

ABD hiçbir yere gitmiyor: SDG üzerinden kuzeydoğu Suriye’de tutunmaya çalışan Amerikan emperyalizminin Suriye’den vazgeçtiği yönünde herhangi bir işaret değil. Evet, sahada bir sıkışmışlık yaşadığı açık. Ama bu oyun kurma inisiyatifini Rusya’ya verdiği, bu sahayı Moskova’ya ikram edeceği yönündeki yorumlar gerçeklikten kopuk. Washington’un Suriye politikasını en çarpıcı şekilde özetleyen ABD Milli Güvenlik Konseyi’nin Ortadoğu ve Afrika Direktörü Brett McGurk oldu. Manama 2021 Diyalog Forumu’nda konuşan McGruk’un şu ifadeleri her şeyi özetliyor: “ABD hiçbir yere gitmiyor. Bu bölge son derece önemli. Afganistan’dan çekilme sebeplerinden biri de Ortadoğu’ya ilgi göstermemiz.” Aynı şekilde ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin’in odağın artan bir şekilde Çin’le rekabete çevrilse de Ortadoğu’ya bağlılıklarının devam ettiği yönünde bölgedeki müttefiklerine teminat verdi.

Ankara yeşil ışık bekliyor: Rusya ve ABD’nin kapıştığı Suriye cephesinde Ankara da gardını sağlamlaştırma ardındaki. Mümkün operasyon için az önce her iki hakim güçten de onay çıkmasa da, bu olmayacağı anlamına gelmiyor. Moskova ve Washington ile kapalı kapılar ardında sürdürülen lekeli pazarlıklar sonrasında her iki başkentten de vize çıkmaması için bir niçin değil. Suriye Kürtleri de bunun farkında. Operasyon gündemdeyken geçen ay Washington’da bulunan Demokratik Suriye Meclisi (DSM) Yürütme Kurulu Başkanı İlham Ahmed başkanlığında bir heyetin bu defa de Moskova’ya gidecek olmasının anlamı açık. Ahmed bir süre önce, Rusya’nın Kobani bölgesine 3 bin Suriye ordusu askerinin konuşlandırılmasını önerdiğini, oysa kendilerinin bu teklifi reddettiğini açıklamıştı.

BÜYÜK KIRILMAYA DOĞRU

Suriye’de tüm hesaplar, yığınak büyük kırılmaya endeksli. O kırılma noktası da İdlib ya da Azez-Cerablus hattı değil, Fırat’ın doğusu. ABD’nin Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bunca yatırımı boşuna yok. Uzun erimli erimli bir kapışmanın hesapları yapılıyor.

El Nusra, El Kaide, IŞİD gibi cihatçıların, SDG/PYD gibi lokal güçlerin, Hizbullah ve Şii milisler gibi yöresel güçlerin, İran, Türkiye gibi bölge ülkelerinin, Rusya, ABD gibi küresel güçlerin sıkıştığı Suriye sahası daha çok su kaldırır. ABD ve Rusya gibi küresel aktörlerin dönem dönem sahada insiyatifi ele geçirmesi bu gerçekliği değiştirmez.

Yorum yapın