Dövizle borçlananlar zorda! Vakit kaybetmeden ‘uyarlama’ talebi yapın

Dövizde fazla yükselme dövizle borçlananları da zora soktu. Uzmanlar hukuki olarak öngörülemeyen fazla artışlar için yeniden uyma istenebileceğini söylüyor.

Son dönemlerde döviz kurlarında yaşanan yükselişin ardındaki ticari sözleşmelerde de yeni bir şart ortaya çıktı. Bu konuda Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Umut Yeniocak, manâlı bir açıklamada bulundu. Doç. Dr. Yeniocak, “Öngörülemeyen orandaki döviz artışından zarar görenler, vakit kaybetmeden ‘uygunluk’ başvurusunda bulunmalıdır” dedi.

Türk Lirası’nın son günlerde çabuk bedel kaybetmesi, her alanda olduğu gibi ticari iş sözleşmelerinin durumu hakkında soru işaretleri doğurdu. Uzmanlar, bunun kontrat ilişkileri bakımından oldukça manâlı sonuçlar getireceğini dile getirdi.

Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Umut Yeniocak, sözleşme konusu ürünlerin veya hizmetlerin fiyatlarının şipşak ve büyük oranlarda değişmesinin, miktar sözleşmelerinin mevcut hâliyle sürdürülmesini güçleştirdiğini söyledi. Yeniocak, “Bundan birkaç ay önceki fiyatlara kadar uzun süreli sözleşmeler imzalayan işletmelerin, yaşanan son idareli gelişmeler aleyhinde umulmayan ve büyük ölçekli zararlara uğramaları mecburi bir sonuç” dedi.

Özel düzenleme var

Bu durumla ilk olarak karşılaşılmamasına rağmen son günlerde yaşanan dalgalanmanın istatistiklere kadar sıra dışı ölçülerde olduğuna dikkat çeken ve anlaşma hukuku açısından yaşanabilecek durumlar hakkında uyarılarda bulunan Yeniocak, özellikle dövizle yapılan işlemlerde, işlemin yapıldığı tarih ile şimdiki tarih aralarında TL’nin fazla miktarda değerinde kaybetmiş olması ve TL ile yapılan işlemlerde de fiyatların çabucak yükselmesinin, daha önce imzalanmış sözleşmelerden beklenen faydanın büyük oranda ve beklenmeyecek ölçüde boşa çıkması anlamına geldiğini söyledi. Yeniocak, “Bu durum, kontrat hukukunda ‘uyarlama’ denilen davaların açılabilmesine olanak verir” diye konuştu. Bugünlerde yaşanılan gerek dövizdeki çabuk ve yüksek oralardaki dalgalanma gerekse TL bazlı sözleşmelerdeki aşırı fiyat artışlarının önceden öngörmenin olası olmadığını belirten Yeniocak, bu nesil öngörülemez sürpriz gelişmelerin borcun yerine getirilmesini fazla derecede güçleştirdiğini belirtti. Yeniocak, sözleşmeden beklenen gelirin elde edileme-diği bu gibi durumlar için kanunda özel bir düzenleme olduğuna uyarı çekti.  

Zaman kaybetmeyin

Borçlar Kanunu’nun 138. maddesi’nin, bu tür beklenmeyen gelişmelerin yaşanması nedeniyle borcunu ifa etmekte aşırı derecede güçlük yaşamış şahısların, mahkemeye başvurarak borcunun yapılandırılmasını yani ‘uyarlanmasını’ istek edebileceğini söyleyen Doç.Dr. Yeniocak, “Hatta bu maddenin son fıkrasında uyma davalarının, tanıdık olmayan para ile borçlanan kişiler tarafından da açılabileceği bilhassa vurgulanmıştır” dedi. Bu noktada işletmelerin de süreci iyi peşine düşüp takip ederek, süre kaybetmemelerini öneren Yeniocak, borcun yerine getirilmesi bakımından fazla zorluk yaşamış kişiler ve kurumlar, aleyhinde tarafa bildirimde bulunarak dövizin ya da fiyatların aşırı yükselmesi durumunun ‘beklenmeyen hâl’ teşkil etmesi gerekçesiyle, borcun yeni duruma kadar güncellenmesi, uyarlanması gerektiğini, bunun kabul edilmemesi hâlinde ise konunun mahkemeye taşınacağını bildirmelerinin yardımcı olacağı uyarısında bulundu.

Konu hakkında görüşlerini paylaşan Avukat Cesim Aydınlık da şunları söyledi: “Dolarizasyon meselesi fazla uzun senelerdir ülkenin gündeminde. 2001 ve 2008 yıllarında da Döviz kurlarında yükseliş yaşanmıştı. O dönemlerde de ‘öngrülemeyen’ artışlar sebebiyle ayrıca bireysel keza de ticari işletmeler uygunluk davaları açmıştı. Açılan davalarda imzalanan sözleşmesi yeniden yapılandırılması talep edildi. Mahkemelerden tüketici lehine kararlar çıktı. 

Şimdi de benzer bir şart yaşanıyor. Enflasyondan fazla yani öngörülemeyen bir artış durumu var döviz kurlarında. O yüzden şimdi de döviz ile sözleşme imzalayanlar mahkemeler başvurabilir. Bu başvurularda kendi özel durumlarının mükemmel ortaya konması gerekiyor. Döviz kurlarında yaşanan yükseliş nedeniyle kendi ticari hayatlarında ya da hesaplı durumlarında zorluk yaşadıklarını gösterirlerse, karşısında tarafın da döviz kurlarında yaşanan yükselişle düşüncesiz zenginleştiğini iyi anlatırlarsa mahkeme bunu dikkate alacaktır.”

Ödenmiş borçlar için de baht var

Ödenmesinde güçlük yaşanmasına rağmen Borç harç da olsa ödeme yapılması durumunda, ödeme esnasında mutlaka ‘adaptasyon davası açma hakkının saklı tutulduğunun’ muhataba bildirilmesi gerektiğine uyarı çeken Doç. Dr. Yeniocak, “Bu Nedenle mahkemenin, uygunluk davasını kabul ederse, geriye doğru dönük olarak tamamı ödenmiş borcun bir kısmının davacıya iadesi yönünde karar vermesi mümkündür” açıklamalarında bulundu. Yaşanan döviz dalgalanmasının, piyasanın aşırı derecede sıkıntılı olmasının, fiyat istikrarının en ince ayrıntısına kadar kaybolması hâllerinin önceden hesaba katılabilecek, öngörülebilecek düzeyin fazla ötesinde olduğunu dile getiren Yeniocak, “Bu sebeple, Kanunda bahsettiğimiz adaptasyon kuralının uygulanması için şartların gerçekleştiğini kabul etmek gerekir. Açılan davaların da mahkemeler göre bu yönde değerlendirilmesi gerekir” dedi.  

Yorum yapın