Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Levent Akın’dan korkutan sözler! Yüz yüze eğitime ara verilecek mi?

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Levent Akın, “90 bin bandında jurnal yeni olgu bildiri ediyorsanız, rahatsızlık halen ülkeyi tehdit ediyor demektir.” dedi. Okullardaki bulaşmanın en gerideki yer olduğunu söyleyen Bilim Kurulu üyesi okullarla ilgili herhangi bir kapatmanın düşünülmediğini söyledi.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı ve Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Akın, DHA’ya yaptığı açıklamada, günlük koronavirüs olgu sayılarının ilk kez 90 binlerin üstüne çıktığını belirtti. Bu durumun, hastalığın yaygın olduğu anlamına geldiğini söyleyen Akın, herkesi tedbirli olunması konusunda uyardı.

Akın, “90 bin bandında günlük yeni olgu ilan ediyorsanız rahatsızlık halen ülkeyi tehdit ediyor demektir. Sadece bizi yok, öyle çok ülkede de aynı sorun yaygın olarak devam ediyor. Çünkü bu varyantın en manâlı özelliği, fazla hızlı yayılıyor olması. Yani yürürken karşılaştığınız öyle fazla birey rahatsızlık taşıyıcısı olabilir. Bu yüzden de hastalık derhal artma eğiliminde gibi gözüküyor. Umarım daha artı yayılmaz. Fazla pozitif miktarda enfeksiyon vakası varsa Türk toplumu emin azıcık sıkıntılı olması, özenli olması ve önlemleri alması gerekli.

‘Omicron’ varyantının birincil görüldüğü dönemlerden sonradan Türkiye’de en azından ölüm sayılarında bir düşme eğilimi vardı lakin derhal vefat sayılarında da artış olduğuna kadar Türkiye aslında de hala Covid-19 vakaları ile ilgili tehdit aşağı” diye konuştu.

‘Türkiye Covid-19 riskini yüksek oranda taşıyor’
Prof. Dr. Akın, çok fazla kapalı ve açık bölge toplantılarının yapıldığını belirterek, “Bu da ‘Omicron’ varyantı ile seyreden Covid-19 vakalarının tez yayılmasını daha da artırıyor. Okulların 15 günlük sömestir tatiline girmesiyle önemli bir şekilde toplumda da hareketlenme oldu. Bu hareketlenme şehirler arası oldu. Dolayısıyla hastalığın yoğun olduğu bölgelerden başka bölgelere de enfeksiyon içeren kişiler geçti. Burada da yeni odaklar oluşmasına sebep oldu. Bir kayda değer nokta da AVM, sinema gibi sosyal etkinliklerin çok yoğun olduğu bölgelerde, fazla fazla sayıda özellikle aşısız olduğunu beklemediğimiz çocuk, genç yaş grubu ve maske kullanmama, mesafeye uyarı etmeme olaylarını gözlemliyoruz. Bu da hastalığın yayılmasını ve bunların aralarında da düşük oranda olsa bile hastaneye gidip hastanede yoğun bakıma kadar gidebilecek olgu olasılıkları var. böylece Türkiye hala Covid-19 riskini yüksek oranda taşıyor” dedi.

‘Temel sebep hala Covıd-19 enfeksiyonu’
Prof. Dr. Akın, Türkiye’de koronavirüs vakasının, grip enfeksiyonuna yakalananlara kadar 15 kat daha artı olduğuna uyarı çekerek, şunları kaydetti:

“Biz H1N1 pandemisi sırasında resmi kayıtlara kadar takriben 700 civarında vaka kaybettik. Bunların kayda değer bir kısmı gebelerdi. Her yıl 200 ile 500 kişiyi gripten kaybedebilirsiniz bizim ülkemizde. Dünyada da bu sayı 200 bin ile 500 bin olarak varsayım ediliyor. hemen Covid-19’a bakarsanız az daha 3-4 milyon olur ya de 5 milyon insan kaybedilmiş durumda. Sene içinde bakarsanız bunun sayısının az kalsın 2,5 milyon olduğunu görürsünüz. acilen Covid-19 hala insan öldürmeye devam eden bir pandemi olarak kendini gösteriyor. O yüzden de derhal griple Covid-19’un karşılaştırmasını yapmak muhtemel değildir. Bizim şu anda egemen (üstün) toplumda soğuk algınlığının, grip sanki hastalığın, yoğun bakımlara yatışın ve kaybettiğimiz vakaların esas sebebi hala Covid-19 enfeksiyonudur. ‘Omicron’ varyantının hafif seyrettiğine dair uluslararası ve ulusal bilgiler olmakla beraber sadece, Türkiye’nin günlük olarak kaybettiği olgu sayısında ‘artış mı var’, ‘azalma mı var’ buna bakılmasını öneriyorum. Jurnal yaklaşık 200 kişinin ölümünü bu ülke tolere etmemesi gerekli. Bunların vefat sebebi aracısız olarak Covid-19’dur. Dolayısıyla hiç azımsanacak bir rakam değil. O yüzden de tehdit koskocoman.”

‘Okullardaki bulaşma en gerideki yer’
Toplumda yapılan çoğu etkinliğin tehlike oluşturduğunu kaydeden Prof. Dr. Akın, “Restoranlardaki kafelerdeki fütursuzca ihmalkar oturuşlar risk yaratıyor. Okullardaki bulaşma en gerideki yer.

Bilim Kurulu okullarla ilgili herhangi bir kapatma veya süreyi uzatmayla ilgili bir şey düşünmüyor. 

Okullar toplumda odak olma açısından en dikkatli ve en iyi olanı. Bilim Kurulu’nda önlemler zaman zaman tartışılıyor. Özellikle aşıya teşvik edici önlemler fazla önemli. Aşı şayet hastalığın bulaşmasını engellemiyor lakin hastalanmayı engellediği için meslek gücü kaybının önüne geçiyor. Bilim Kurulu’nda azami konuşulan konulardan biri, aşılamayı artıracak önlemler” dedi.

Yorum yapın