Ahmet Hakan, Bülent Arınç’a kedisinin ağzından yanıt verdi: Kurtar beni Bülent Abi

Bülent Arınç’ın “Seninle yaşamak zorunda olduğu için acısı her fotoğrafında yüzünden okunan kedin Sekter’e zeka acıyorum” sözlerine, Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan’dan cevap gecikmedi. Hakan bugün kaleme aldığı yazısında Arınç’a kedisinin ağzından yanıt verdi.

 Bülent Arınç’ın “beni pozitif zorlamasınlar” açıklaması sonrası Ahmet Hakan “Kimler zorlayacaklarsa Allah billah aşkına, zorlasınlar şu Bülent Arınç’ı. Zorlasınlar da… Alsın boyunun ölçüsünü!” ifadelerini kullanmıştı. Hakan’ın bu sözleri sonrası Arınç sosyal medya hesabından çok sert cevap vermişti. 

Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, eleştirilerine yanıt veren eski Cumhurbaşkanlığı YİK Üyesi Bülent Arınç’ın “Seninle yaşamak zorunda olduğu için acısı her fotoğrafında yüzünden okunan kedin Sekter’e deha acıyorum” sözlerine, kedisi Sekter’in ağzından yanıt verdi.

Hakan, Arınç’ın “Erdoğan’a aleyhinde hiçbir zaman karşı taraf olmayacağım diye bir içtihatta bulundum lakin beni pozitif zorlamasınlar” sözüne atıfta bulunarak, “Azıcık daha zorlarsa ben de bunun karşısına rakip olarak bile çıkabilirim be abi” dedi.

Hakan, “Kurtar beni Bülent Abi” başlıklı yazısında, “Sana istemediğin kadar çok mahrem data veririm. Sen ister o mahrem bilgileri, kaset faresi dostlarına verirsin. İster önümüzdeki polemiklerde kullanırsın.” ifadesini kullandı.

Hakan, Arınç’ın damadı Ekrem Yeter’in “FETÖ üyeliği” suçundan yargılandığı davadan temize çıkma etmesine atıfta bulunarak “Damadını kurtardığın gibi kurtar beni” yazdı.

Hakan’ın Sekter’in ağzından verdiği cevap şöyle:

Hakkında yazdığım eleştirilere cevap verdi Bülent Arınç. Uzun, upuzun metnin bir uygun bana şöyle seslenmiş: ‘Seninle yaşamak zorunda olduğu için acısı her fotoğrafında yüzünden okunan kedin Sekter’e deha acıyorum.’ Hemencecik kedim Sekter’e dönüp sordum: ‘Ne diyorsun buna?’ Kedim Sekter, hiç ama hiç beklemediğim bir yanıt vermesin mi? Yüzüne her şeyi göze almışlara özgü bir ifade kondurup ‘Kusura bakma fakat adam haklı’ demesin mi? Bu açık açık nankörlük karşısında fazla bozuldum. Öfkeyle zıpladım: ‘Nasıl haklı ya? Bunu nasıl dersin? Şunca zamanlık yaşanmışlıklar var.’ Sekter de bunun üzerine aşağıdaki yazıyı kaleme aldı. Noktasına, virgülüne dokunmadan yayınlıyorum:

“Fotoğraflarıma bakanlar, genelde ‘Aman da ne sevimli şey, aman da ne şeker şey, ben bunu yerim yahu’ diyorlar, başka da bir şey demiyorlar. Zannediyorlar ancak ben endişesiz, kasavetsiz, mutlu mesut yaşıyorum.

Ahmet Hakan’ın elinden çektiğim acıları katiyen fark etmeyip bana alenen ciğercinin kedisi muamelesi yapıyorlar. Fazla şükür, fazla şükür!
Nihayet bunu fark eden bir kişi çıktı: Bülent Arınç!

O engin ferasetiyle, o mükemmel basiretiyle, o ünlü uyanıklığıyla, o katiyen külyutmaz tabiatıyla… Kimselerin çözemediği büyük sırrı çözdü. Benim acılar içinde kıvrandığımı fark etti. Gerçi 15 Temmuz gecesine kadar FETÖ’nün silahlı bir örgüt olduğunu anlayamamış, sırf bu yüzden ‘İsterseniz bana ahmak diyebilirsiniz’ deme durumunda kalmıştı fakat o kadarcık hata kadı kızlarında bile bulunur canım.

Neyse… Neyse… Ah Bülent Abi ah! Ben bu Ahmet Hakan denilen şahsın elinden neler çekiyorum, neler! Ödül maması istek ederim. Karşılamaz. Sevilmek istemem. Sever. Sevilmek isterim. Yüzüme bile bakmayıp TV izler. Hiç hoşlanmadığımı bildiği halde… Islak burnuma pıt pıt vurur. Kaç kere ‘Yapma’ dediğim halde… Israrla kuyruğumu tutmaya kalkar. Biraz artı miyavlasam… Küt diye bir odaya kapatıverir. Bazen dayanamayıp, ‘Yeter artık yeter! Benim bir özgül ağırlığım var’ diye dikleniyorum bunun karşısında. Güya dünyanın en gülünç, en absürt iddiasını işitmiş gibi başlıyor Erol Taş kahkahaları atmaya.

Tahrik Etmek gibi olmasın lakin bu adam resmi olarak sana yaptıklarının aynısını bana yapıyor Bülent Abi! Pek doluyum ama benim Saygın Bülent Abim… ‘Genç Sekter’in Acıları’ diye bir kitap bile yazabilirim. Dışarı çıkmak istiyorum, salmıyor. Nefret Edilen Şey ettiğimi gayet iyi bildiği halde, su şakaları yapıyor. Tenhalarda menhalarda uyuklamak istiyorum, bırakmıyor. Misafir geldiğinde türlü dağıtılmış şirinlikler yapma görevi bana verildiği halde evin karar mekanizmalarında zerre dek fonksiyonum yok. Canıma tak etti bundan böyle! Biraz daha zorlarsa ben de bunun karşısına muhalif olarak bile çıkabilirim be abi.

Madem şu koca memlekette çektiğim acıyı fark eden birincil ve tek birey sen oldun, o halde gel de kurtar beni bu adamın elinden Bülent Abi… Gerekirse cübbeni giy, müdafaa et beni. Hiç merak etme: Karşılığını fazlasıyla öderim sana Bülent Abi… Yedi senedir ben bu adamla yaşıyorum abi. Sana istemediğin kadar fazla mahrem veri veririm. Sen ister o mahrem bilgileri, kaset faresi dostlarına verirsin. İster önümüzdeki polemiklerde kullanırsın. Bundan Böyle orası senin bileceğin iş. Gel, kaçır beni Bülent Abi…

Gel, sahip çık şu Sekter mazlumuna… Damadını kurtardığın gibi kurtar beni. veya gel, özgül ağırlıklarımızı birleştirelim Bülent Abi. ‘Başkaldırıyoruz, varın bizim farkımıza’ diye Ahmet Kaya şarkıları söyleyelim beraber. Kedilerden bile oy alacak bir parti kuralım. Üçüncü ittifakı oluşturalım. Tom ve Jerry olalım. Devirelim şu Ahmet Hakan saltanatını. Hadi Bülent Abi… Cesaret, cesaret, azıcık daha yiğitlik. Korkma, ben varım Bülent Abi.

Ahmet Hakan’ın yazılarını okumak için tıklayın

Yorum yapın